Isıah Bayramı 27-28 Haziran’da Yakutsk yakınlarındaki Us Khatyn’da kutlanacak

Isıah, Saha halkının yaz gündönümünde doğanın canlanışını ve toplumsal birliği kutladığı geleneksel bayramdır. Bu yıl 27-28 Haziran’da Us Khatyn bölgesinde gerçekleşecek.

Eğitimci ve Türkolog Hayat Aras, "Yakutistan'da Isıah (IHIAH) Bayramı" başlıklı yazısında, Saha (Yakut) halkının geleneksel bayramı olan Isıah’ın tarihî ve kültürel önemine dikkat çekti. Yazısında, Isıah’ın her yıl yaz gündönümü döneminde kutlandığını belirten Aras, bu geleneğin doğaya, güneşe, toplumsal birliğe ve evren anlayışına ilişkin derin düşünceleri yansıttığını aktardı. 17. yüzyıldan itibaren kayıtlara geçen Isıah’ın kökeninin çok daha eski inanç sistemlerine dayandığını ifade eden Aras, Omogoy Baay ile Elley Bootur’un Saha halkının ataları olarak efsanevi köken anlatılarında yer aldığını vurguladı. Bu figürlerin tarihsel kişilikler olmaktan çok, Saha etnogenezini ve kültürel başlangıcını simgeleyen mitolojik-kurucu karakterler olduğunu kaydetti. Isıah’ın başlangıcının, bu ataların Sibirya’ya yerleşmesi ve yaşamı düzenleyen ritüelleri oluşturmasıyla bağlantılı olduğunu belirten Aras, böylece bayramın sadece mevsimsel bir kutlama değil, ataların mirasına dayalı kutsal bir başlangıç olarak kabul edildiğini dile getirdi.

Saha kozmolojisinde evrenin doğrusal değil, döngüsel bir yapı arz ettiğine dikkat çeken Aras, doğadaki tüm varlıkların belirli bir düzen içinde sürekli yenilendiğine inanıldığını anlattı. Güneşin hareketi, mevsimlerin değişimi, hayatın devamlılığı ve insan varlığı gibi unsurların aynı kozmik düzenin parçaları olarak görüldüğünü belirtti. Bu çerçevede Isıah’ın, uzun ve sert kışın ardından doğanın yeniden canlanmasının, aydınlığın karanlığa üstün gelmesinin ve yaşamın güç kazanmasının kutlandığı kutsal bir dönem olduğunu aktardı.

Isıah kutlamalarının yapıldığı alanların Saha kültüründe rastgele seçilmediğini, insan ile doğa arasındaki derin bağı ortaya koyan, gelenekle örülü anlam katmanları taşıyan geniş açık sahalar olduğunu ifade etti. Bu yüzden ritüellerin kapalı mekanlarda değil, gökyüzüyle doğrudan temasın mümkün olduğu açık doğada gerçekleştirildiğini belirtti. Açık alanların seçiminin, büyük toplulukların bir araya gelmesine olanak sağladığını ve güneşin doğuşu, ufuk çizgisi ile doğanın döngüsel ritminin ritüelin canlı bir parçası olarak deneyimlenmesini mümkün kıldığını aktardı.

Aras, bu geleneğin en görkemli kutlamalarının başkent Yakutsk yakınlarındaki Tuymaada Vadisi içindeki Us Khatyn bölgesinde yapıldığını, bu yılki etkinliğin 27-28 Haziran tarihlerinde gerçekleştirileceğini belirtti. Us Khatyn’in, resmi ana kutlama mekanı olarak kabul edildiğini ve on binlerce, hatta yüzbinlerce katılımcıyı ağırlayabilecek genişlikte olduğunu vurguladı. Bölgenin açık ova yapısıyla büyük ritüeller için doğal bir sahne sunduğunu, Osuokhai adlı dairesel halayın oynanmasına olanak veren mekânsal düzeniyle ritim ve kolektif hareketin bütünleştiği bir alan oluşturduğunu anlattı. Böylelikle Us Khatyn’in, büyük bir etkinlik mekânı olmasının ötesinde insanın gökyüzü, yeryüzü ve birbirleriyle kurduğu ilişkinin görünür hâle geldiği sembolik bir eşik işlevi gördüğünü kaydetti. Doğa ile bütünleşme fikrinin burada soyut olmaktan çıkıp, uygulamalarla somut bir deneyime dönüştüğünü belirtti.

Bayramın öne çıkan unsurlarından biri olan Osuokhai adlı dairesel dansa da değinen Aras, insanların el ele tutuşarak büyük halkalar oluşturduğunu aktardı. Bu dansın sadece estetik bir gösteri değil, aynı zamanda Sahaların dünya görüşüne göre evrenin sonsuz döngüsünü, güneşin hareketini ve toplumun birlik içinde var oluşunu simgelediğini ifade etti. Daire biçiminin başlangıcı ve sonu olmayan yaşam düzenini temsil ettiğini, el ele tutuşan insanların oluşturduğu halkanın ise bireyin topluluktan ayrı düşünülemeyeceğini gösterdiğini anlattı. Osuokhai sırasında söylenen ezgilerin ve sözlerin tekrar edilmesinin topluluğu ortak hareket ve duygu etrafında birleştirdiğini, böylece topluluk hafızasını güçlendiren müzikal bir özelliğin dans eşliğinde sunulduğunu belirtti. Söylenen sözlerin yönetiminin zaman zaman değişmesinin, liderliğin geçici olduğu ve topluluğun tüm üyelerinin eşit düzen içinde yer aldığı anlayışını yansıttığını kaydetti.

Isıah ritüellerinde kutsal sayılan huş ağacının da önemli bir yer tuttuğunu belirten Aras, beyaz giysiler giymiş katılımcıların ellerinde huş dalları taşımasının ya da ritüel alanına huş ağacı dikilmesinin insanın doğanın ayrılmaz bir parçası olduğunu, bereket ve yaşam sürekliliğini simgelediğini ifade etti.

Ateş etrafında toplanmanın güneşin yeryüzündeki yansıması, yaşamın devamlılığı ve arınma gibi anlamlar taşıdığını dile getiren Aras, bu ritüelin topluluk üyeleri arasında birlik ve dayanışma duygusunu güçlendirdiğini aktardı. Us Khatyn bölgesine tütsü, at tüyü gibi temizlenme ve arındırma uygulamalarından sonra girilmesinin, kötülüklerin ve olumsuzlukların dışarıda bırakılması, beden ve ruhun yenilenmesi amacını taşıdığını belirtti.

Isıah kutlamalarının günün erken saatlerinde başlayıp gece boyunca sürdüğünü, sabah güneşinin doğuşuyla doruk noktasına ulaştığını ifade eden Aras, gece boyunca uyanık kalmanın, günün ilk ışıklarıyla güneşin yeniden yükselişine, karanlığın sona ermesine, doğanın canlanışına ve yaşamın yenilenmesine tanıklık etmek anlamına geldiğini söyledi. Bu anın ritüelin en kutsal anı olarak kabul edildiğini aktardı.

Hayat Aras, teşekkür için aynı anda göğe açılan eller, sonsuzluğa yükselen alkışlar, dairesel danslar, kutsal huş ağaçları, ateş ritüelleri, süt ve kımız sunuları gibi uygulamaların sabaha karşı karşılanan güneşle birlikte insanın evrenle uyum içinde yaşama arzusunu simgelediğini belirtti. Isıah’ın, hem Saha kültürünün hem de Türk Dünyası ile Kuzey Avrasya kültürel mirasının en köklü ve dikkat çekici geleneklerinden biri olarak varlığını sürdürdüğünü vurgulayarak, bayramın kutlu olmasını diledi.

Haberi Derleyen: Sevda ER

Gündem Haberleri