Ankara Kent Konseyi (AKK), Başkentin tarihine ve değerlerine ışık tutan “Ankara’ya İz Bırakanlar” serisinin yeni konuğu olarak Atakule’yi tanıttı. 1980’li yılların ikinci yarısında temeli atılan ve mimari tasarımı Melih Birsel tarafından gerçekleştirilen Atakule, Türkiye’nin modernleşme sürecinde Başkent’in sembolik yapısı olarak planlandı. Uzun bir inşaat döneminin ardından 1989 yılında kullanıma açılan Atakule, açıldığı günden beri Ankara’nın modernleşme simgesi ve şehir siluetinin en bilinen yapılarından biri oldu. “Ankara’ya yukarıdan bakma” kültürünü yaygınlaştıran Atakule, özellikle 1990’lar ve 2000’lerde gençlerin anılarında önemli bir yere sahip oldu; sosyal buluşma ve sosyalleşme mekanı olarak şehirde yükselen modern hayatın simgelerinden biri haline geldi.
Atakule, sadece bir şehir deneyimi sunmakla kalmayıp dönemin şehircilik anlayışını yansıtan çok işlevli bir kompleks olarak tasarlandı. Seyir terası, döner restoran ve alışveriş alanlarıyla donatılan yapı, sosyal buluşma noktası olarak öne çıktı. Ankara Kent Konseyi, Atakule’nin yıllar boyunca kente kattığı değere, yaşattığı anılara ve sağladığı anlamlara teşekkür ederek, bu yapının kuşakların buluşma noktası, hafıza taşıyıcısı ve Başkentin simgesi olarak kalmaya devam edeceğini vurguladı. Atakule, Ankara’nın hafızasında, manzarasında ve kalbinde yer almaya devam edecek bir ikon olarak anılıyor.
Haberi Derleyen: Sevda ER