Euro
37,5000
© 2026 Birlik Gazetesi - Türkiye'de Son Dakika Haberleri
Haber Yazılımı: Aladağ Bilişim

2026 Ankara NATO Zirvesi’nin gündemi: kolektif savunma dönüşümü ve %5 hedef

SESA Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Veysel Ayhan, 2026 Ankara NATO Zirvesi’nin savunma iş birliği ve Lahey kararlarının uygulanması ekseninde ele alındığını yazdı.

Yayınlanma
5 Dk Okuma Süresi

SESA Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Veysel Ayhan, “Ankara NATO Zirvesi: Trump, Erdoğan ve Putin üçgeninde Avrupa'nın güvenlik meselesi” başlıklı yazısında, 2026 Ankara NATO Zirvesi’nin ABD ile Avrupa arasında savunma yükünün paylaşımı ile NATO’nun geleceği ve transatlantik ilişkilerin yönüne ilişkin görüş ayrılıklarının; Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarıyla derinleşen güvenlik tehdidinin gölgesinde gerçekleştirildiğini belirtti.

Ankara zirvesi neyi tartışıyor?

Ayhan’a göre zirve, ittifakın geleceğine ilişkin tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde düzenlenmesi bakımından ayrı bir önem taşıyor. Bu çerçevede ABD Başkanı Donald Trump’ın, “Cumhurbaşkanı Erdoğan'a duyduğum saygı nedeniyle Ankara'daki NATO Zirvesi'ne katılıyorum. Zirve Türkiye'de yapılmasaydı muhtemelen gitmezdim.” şeklindeki açıklaması da dikkat çekiyor.

Ayhan, zirvenin Türkiye’nin NATO içindeki stratejik ağırlığını ve ülkenin transatlantik güvenlik mimarisindeki artan rolünü, Avrupa güvenliği açısından üstlendiği konumu açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

Zirvenin resmî gündemi ve stratejik eksenleri

Ayhan’a göre NATO Ankara Zirvesi’nin resmî gündemi, Kolektif Savunmaya Dönüş (Collective Defence Returns), Savunma Yarışı (The Defence Race) ve Yeni Güvenlik Ortamı (A New Security Landscape) olmak üzere üç temel stratejik eksen üzerine inşa edildi.

Ayhan, bu eksenlerin; Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Avrupa güvenliği üzerindeki etkileri, ittifakın caydırıcılık ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesi, savunma harcamalarının artırılması, savunma sanayiinde iş birliğinin geliştirilmesi, hibrit tehditler, siber güvenlik ve NATO’nun değişen uluslararası güvenlik ortamına uyum sağlamasına yönelik öncelikleri kapsadığını aktardı.

Lahey kararlarının uygulanmasına odak ve yatırım taahhüdü

Ayhan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin zirve öncesinde, yeni taahhütler vermekten çok Lahey Zirvesi’nde alınan kararların uygulanmasına odaklanılacağını söylediğini belirtti. Rutte’nin, müttefiklerin daha güçlü ordular, daha yüksek savunma üretimi ve daha gelişmiş askerî kabiliyetler ortaya koymasını beklediklerini vurguladığını aktaran Ayhan, Kolektif Savunmaya Dönüş başlığı altında caydırıcılık ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesi ile NATO Kuvvet Hedeflerini karşılayacak askerî kabiliyetlerin geliştirilmesinin ele alınacağını kaydetti.

Ayhan ayrıca, 2025 Lahey Zirvesi’nde kabul edilen ve 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılanın %5’inin savunma ve güvenlik harcamalarına ayrılmasını öngören yatırım taahhüdünün uygulanmasına ilişkin yol haritasının görüşüleceğini belirtti. Ayhan, Ankara Zirvesi’nin NATO açısından karar alma döneminden uygulama dönemine geçişi temsil ettiğini söyledi.

Kolektif savunmaya yeniden odak ve savunma anlayışındaki değişim

Ayhan’a göre zirvenin en önemli stratejik mesajlarından biri, NATO’nun kuruluş misyonu olan kolektif savunmaya yeniden odaklanması. Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle birlikte, Avrupa’da uzun yıllar ikinci planda kalan ittifakın temel savunma misyonunun NATO stratejisinin merkezine yerleştirildiği ifade edildi.

Ayhan, NATO’nun temel önceliğinin yalnızca krizlere müdahale etmek olmadığı; müttefik ülkelerin toprak bütünlüğünü güçlü bir caydırıcılık ve savunma kapasitesiyle koruyabilmek olduğu değerlendirmesini paylaştı. Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından NATO’nun özellikle Balkanlar, Afganistan ve Libya gibi alan dışı kriz yönetimi ve istikrar operasyonlarına ağırlık verdiğini aktaran Ayhan, 2011 yılında Libya’da gerçekleştirilen askerî müdahalenin bu yaklaşımın belirgin örneklerinden biri olduğunu söyledi.

Ayhan’a göre ise Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle birlikte stratejik öncelik yeniden Avrupa’nın savunulmasına ve kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesine yöneldi. Avrupa’nın doğu kanadının güçlendirilmesi, yüksek hazırlık seviyesine sahip kuvvetlerin oluşturulması ve müşterek savunma planlarının güncellenmesi bu dönüşümün temel unsurları olarak sıralandı.

Ayhan, savunma anlayışındaki paradigma değişiminin de zirve gündeminde yer aldığını; güvenliğin yalnızca savunma bütçeleriyle ölçülmediğini, üretim kapasitesinin artırılması, mühimmat stoklarının güçlendirilmesi, tedarik zincirlerinin güvence altına alınması ve savunma sanayiinin stratejik bir güç unsuru hâline getirilmesinin öne çıkarıldığını aktardı.

2026 Ankara NATO Zirvesi, NATO’nun kolektif savunmaya yeniden odaklanmasını ve Lahey kararlarının uygulamasını; 2035’e kadar savunma ve güvenlik harcamaları hedefiyle birlikte ele alan bir uygulama gündemi olarak değerlendiriliyor.

Haberi Derleyen: Emre Aladağ

İlgili Konular:

Senin de fikrin var mı?

İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.