Ankara’daki Yeni Dünya Vakfı’nda düzenlenen anma programında Mehmet Şevket Eygi’nin fikir dünyasına dair anlatımlar paylaşıldı, belgesel gösterimi yapıldı; ardından Eygi’nin kabrini ziyaret edildi. Programda Prof. Dr. Sefa Saygılı, Doç. Dr. Ali Akben ve Av. Ali Cahit Polat da Eygi’nin hayatı ve mirasıyla ilgili görüşlerini aktardı.
Yeni Dünya Vakfı’ndaki anma programında neler konuşuldu?
Mehmet Nuri Yardım’ın yönetiminde yapılan anma programı, Eygi’ye yakın isimlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Söz alan Prof. Dr. Sefa Saygılı, Doç. Dr. Ali Akben ve Av. Ali Cahit Polat; Eygi’nin hayatını, fikir dünyasını, hizmetlerini ve bıraktığı mirası anlattı.
Mesut Altunterim’in hazırladığı belgesel gösterimi de programda yer aldı. Katılımcılar, belgeselde Eygi’nin hayatından önemli kesitleri birlikte izledi.
Mehmet Nuri Yardım’ın Eygi’ye ilişkin konuşması
Mehmet Nuri Yardım, Eygi’nin 1960’lardan vefat ettiği tarihe kadar toplumun aydınlanması için yazılar yazdığını, kurduğu Bedir Yayınevi’nde seçkin eserleri neşrettiğini anlattı. Yardım ayrıca Eygi’nin, hayırlı ve bereketli ömrünün son aylarına kadar davet edildiği toplantılarda konuştuğunu, fikirlerini açıkladığını, tekliflerde bulunduğunu ve projeler sunduğunu söyledi.
Yardım konuşmasında, merhum Mehmet Şevki ağabeyin bin bir çileye, hapishane hayatına katlandığını ve gurbette yaşamak zorunda kaldığını belirtti. Konuşmada Eygi’nin “Mukaddes derdi, davası yani İslami hassasiyetiydi” ifadelerine yer verildi. Yardım, Eygi’nin Müslümanların birliği ve beraberliği için çalıştığını; Kur’an-ı Kerim’de “Müminler kardeştir.” ayetine inanarak, bu inancın Müslümanlar arasında anlaşılması ve yaşanması için gayret gösterdiğini aktardı.
Yardım, bazı insanların yalnızca kendi hayatlarını yaşamadığını, bir devrin hâfızasını ve ruhunu da omuzlarında taşıdığını vurgulayarak; Mehmed Şevket Eygi’nin kalemi, şahsiyeti ve fikirleriyle ardında derin izler bırakan müstesna bir münevver olduğunu dile getirdi. Eygi’nin hayatının, Türkiye’nin son yarım asırlık fikir ve kültür macerasına açılan bir pencerede olduğunu söyledi.
Katılımcılar ikindi namazı sonrası Mevlid-i Şerif ve kabir ziyaretinde buluştu
Toplantının ardından katılımcılar Merkezefendi Camii’nde ikindi namazından sonra okunan Mevlid-i Şerif’e iştirak etti. Ardından topluluk, Merkezefendi Türbesi’nin yanı başında bulunan Eygi’nin kabrini ziyaret etti.
Mehmet Şevket Eygi kimdir?
Mehmet Şevket Eygi, 1933’te Ereğli / Zonguldak’ta doğdu. Öğrenimine 1940 yılında Galatasaray Lisesi’nin ilkokul kısmında başladı. Burada Ünlü kaleci Turgay Şeren, milletvekilliği yapmış fabrikatör Memduh Gökçen ve sınıf arkadaşları oldu. Lise döneminde Abdi İpekçi ile Mümtaz Soysal’la birlikte okudu.
Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra (1952) sınavla burslu olarak okuma hakkını kazandığı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne kaydoldu ve Ankara’ya yerleşti. Öğrencilik yıllarında Fransız Kültür Merkezi’nde çevirmen olarak çalıştı. 1956’da SBF’nin Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu.
Dışişleri Bakanlığı’nda çalışmak üzere girdiği kazanmasına rağmen ataması yapılmadığı için Diyanet İşleri Başkanlığı’nda açık bulunan mütercimlik kadrosunda işe başladı. Eygi’nin burada çalıştığı dönemde, on kişilik bir grupla 1957 yılında ‘İslam’ dergisini çıkardığı; aralarında Avukat Rıza Ulucak’ın ve daha sonra Faisal Finans’ta müdürlük yapacak Salih Özcan’ın bulunduğu belirtildi.
Askerliğini yedek subay olarak tamamlamasının ardından (1958-59) 27 Mayıs 1960 ihtilali oldu. İstanbul’dan Mahir İz Hoca’dan bir mektup alarak yönetimine getirildiği haftalık ‘Yeni İstiklal’ gazetesiyle gazeteciliğe başladı. Eygi’nin yönetiminde yayınını sürdüren ‘Yeni İstiklal’ gazetesi (1960-67), dönemin şartlarında iyi bir okur kitlesi buldu ve 35 binlere varan bir satış rakamı yakaladı.
1961 yılında, Menderes’in idam yıldönümünde “Zulümlerin En Alçakçası Kanunların Gölgesinde Yapılandır” başlığıyla onu savunan bir yazı yayınladığı için tutuklanarak hapse mahkûm edildi. Ekim 1966’da ‘Bugün’ gazetesinde çalışmaya başladı. Beş yıl yönettiği dönemde yayın hayatını sürdüren ‘Bugün’ gazetesi, dindar kitleyi galeyana getiren yayınlarıyla 100 bin civarında tirajları gördü.
Eygi’nin ‘Bugün’ gazetesindeki çağrılarıyla, “komünizmle mücadele namazı” olarak bilinen sabah namazlarında çok büyük kalabalıkların toplandığı ifade edildi. Yüz binlerce insan sabah namazlarını büyük cemaatlerle kılıyor; vaiz ya da imamlar, halka komünizmin Türkiye ve İslâm dini için ne büyük tehlike olduğunu anlatıyordu. Kaynakta, dönemde Türkiye’de sol ve Marksist yapılanma çalışmalarının had safhada olmasından dolayı bu cami mitinglerine göz yumulduğu iddiasına da yer verildi.
1969’un birinci ayında hacca gitmek amacıyla Türkiye’den çıkış yapan Eygi, bir ay sonra tarihe “Kanlı Pazar” olarak geçen hadise döneminde ‘Bugün’ gazetesi aracılığıyla İstanbul’a gelen Amerikan 6. Filo aleyhine yapılan gösterileri sürekli eleştirdi. Basın affı üç ay içinde çıkmasını umduğu halde gecikince yurtdışında altı yıl kaldı. Bu sürenin üç ayını Suudi Arabistan’da, 15 gününü Ürdün’de, kalan kısmını kısa bir süre Fransa’da ve en uzun süre ile Almanya’da geçirdi.
12 Mart 1971 muhtırası, gazetelerini süresiz kapatıncaya kadar yurtdışından yazmaya devam ettiği aktarılan Eygi’nin Türkiye’ye 1974 senesinin sonbaharında gelmesiyle gazetecilik serüveninin büyük ölçüde bittiği belirtildi. Bu süreçte sahibi olduğu Bedir Yayınevi ile ilgilendi. 1976’da haftalık ‘Büyük Gazete’yi çıkardı. 1986’da Günaydın gazetesince bir süre çıkarılan Yeni Haber gazetesinde günlük yazılar yazdı; kısa bir süre ‘Zaman’ gazetesinin genel yayın yönetmenliğini yaptıktan (1988) sonra yeniden yayıncılığa döndü. Birkaç ay da Hürriyet grubunun çıkardığı ‘Son Çağrı’da yazdı. 1991 yılından itibaren Milli Gazete’de yazarlığını sürdürdü.
Haberi Derleyen: Emrah Aladağ